Bulantı hissini iyi biliyordum. Ama sadece hisden ibaretti bilgeliğimin sınırı. Zaten bulantının olası nedenini merak ediyor değildim. Bunun için biraz daha beklemem gerekiyordu. Üstelik gözlerim yine acımaya başlamıştı. Bu hissi de iyi bildiğimden emindim. Etrafta yapraksız kırmızı ağaç dalları görüyor olmam beni hiç şaşırtmıyordu çünkü.

Dallar, karşımda bir minder olduğunu görmeme engel olacak kadar yoğun değildi henüz. Ya da minder, karşısında giderek bulanıklaşan beni görüyordu; hangisi daha doğru bilmiyorum. Karşımda olduğunu umut ettiğim minder, sağ tarafından yırtılmıştı. Minder bu yırtığın avantajını kullanarak, içindekileri yavaş yavaş dışarı çıkartıyordu. Ağzı bozuk mindere acımaya başladığımı farketmem çok uzun sürmedi. Sonra farkındalığım ufkumu, bir zen öğretisi gibi yırttı çabalamadan. Minderin üstünde, koyu bordoya dönen teni, parmaklarını tarak olarak kullanmaktan yabancılaşmış potansiyel bir ceset adayı vardı. Mutlu görünmüyordu minder.

Cesedin yüzündeki tebessüm farkedilemeyecek boyutlara ulaştığında tuhaf bir his beni umumi tuvalete gitmeye zorlayıp kapıyı üstüme kilitledi. Ne olup bittiğini anlayamadan, yırtılan ufuk, içerde ne varsa dışarı çıkartmaya başladı yavaş yavaş. Ağzı bozuktu ufuğun. Zar zor toparlayabildiğim yırtıkla aynadaki aksimin aksi olması için dua ettiğim aksime baktım. Görülmeye değer bir suret yoktu ortada, yırtıktan çıkanlar haricinde.

19 saat önce 6 yorum
[Flash 9 is required to listen to audio.]

İstasyonu yerde yatan yosunlu bir morg adım,
Diffüz ışık altında ölüm neredeyse dokuz adım.

1 hafta önce 6 yorum
”Saydıkça artan her kusur gibi, saydıkça artan bacaklarımı benden daha çok istediler hep sevdiklerini zannettiğim adamlar.”
Bacaklarını saydığımı farketmemesi için söylediklerini not alıyormuş gibi yapıp kaça kadar saydığımı yazdığım bir kağıt vardı elimde. Sonra saymaktan sıkıldığımı farkedip, göbekdeliğinde annesini ararken söyledi bu sözleri. Kırk yedi sayısının yanına yazmışım; bu ayrıntının bir önemi var mı bilmiyorum. Yok sanırım.

”Saydıkça artan her kusur gibi, saydıkça artan bacaklarımı benden daha çok istediler hep sevdiklerini zannettiğim adamlar.”

Bacaklarını saydığımı farketmemesi için söylediklerini not alıyormuş gibi yapıp kaça kadar saydığımı yazdığım bir kağıt vardı elimde. Sonra saymaktan sıkıldığımı farkedip, göbekdeliğinde annesini ararken söyledi bu sözleri. Kırk yedi sayısının yanına yazmışım; bu ayrıntının bir önemi var mı bilmiyorum. Yok sanırım.

2 hafta önce 3 yorum
[Flash 9 is required to listen to audio.]

Duvarlar bu kadar Stuck’ı taşıyabilir mi bilmem ama bir Stuck daha asarsam duvara, yaşamaktan çok intihar etmek için kullanırım bu salonu.

1 ay önce 5 yorum